Loecsen — apprentissage des langues en ligne

İlk temas

10% ?
Türkçe Ingilizce

İlk Temas ile İngilizce öğrenmeye başla. Günlük iletişimin ilk temellerini oluştur ve Avrupa Ortak Dil Referans Çerçevesi'nin (CEFR) A1 düzeyinde tanımlanan basit durumlara hazırlan.

Daha önce hiç İngilizce öğrenmemiş olsan da kendini tanıtmayı, basit sorular sormayı, bir ihtiyacını ifade etmeyi ve günlük durumlarda kısa yanıtları anlamayı öğrenebilirsin.

Bu kurs bir seyahate, İngilizce konuşulan bir ülkedeki ilk günlerine veya farklı ülkelerden insanlarla İngilizce iletişim kurmaya hazırlanmanda yardımcı olabilir.

17 bölümde neler öğreneceğini, ne kadar zaman ayırabileceğini ve nasıl çalışacağını keşfet. Türkçe konuşanlar için hazırlanmış telaffuz ve dil bilgisi açıklamalarını, Britanya ve Amerikan İngilizcesi arasındaki temel farkları incele.

İlk temellerden sonra İngilizce: 6 ayda bağımsız kursuyla devam edebilir veya tüm İngilizce kurslarına göz atarak bir sonraki hedefini seçebilirsin.

Sunumu görüntüle

İngilizce İlk Temas kursu ne işe yarar?

İlk Temas, kullanışlı ifadeler, ses kayıtları ve kısa alıştırmalarla dile giriş yapmanı sağlar. Duyduğun cümleyi belirli bir amaçla ilişkilendirirsin: selam vermek, bir şey istemek, fiyat sormak veya anlamadığını söylemek. Zamanla bu ifadeleri farklı durumlarda kullanmaya başlarsın.

Uzun süreli öğrenmeye başlamak

İngilizceyi kalıcı olarak öğrenmek istiyorsan başlangıçtan itibaren basit alışkanlıklar edin: dikkatle dinle, tekrar et, metne bakmadan hatırlamayı dene ve sonraki günlerde aynı ifadelere dön. İyi anladığın birkaç cümle, yeni cümleler kurman için dayanak olur.

I am…, I would like… ve Where is…? gibi yapılar birçok durumda karşına çıkar. Konuşmaya başlamadan önce bütün dil bilgisini öğrenmen gerekmez. Bu sayfadaki açıklamalar, kullandığın cümlelerin nasıl kurulduğunu anlamana ve belirli bir sorunu çözmene yardımcı olur.

Kısa bir seyahate hazırlanmak

Seyahatten önce en çok ihtiyaç duyacağın durumları seç: otele giriş, yemek siparişi, ulaşım, yol sorma ve yardım isteme. Soracağın soruyla birlikte bir veya iki olası yanıtı da öğren. Kahve istemeyi bilmek, karşındaki kişinin süt isteyip istemediğini sorduğunu anladığında daha kullanışlı hale gelir.

Kısa sürede birkaç temel konuşmaya hazırlanabilirsin. Bu, her durumda rahatça konuşacağın veya A1 düzeyini bütünüyle tamamlayacağın anlamına gelmez. Önemli seyahat bilgilerini yazılı olarak hazırla; tekrar ve doğrulama istemeyi de çalış.

İngilizce konuşulan bir ülkede ilk günler

Taşınmayı planlıyorsan bu temeller ilk iletişimlerde işe yarar. Daha sonra telefon görüşmeleri, ev, iş, okul ve hizmetlerle ilgili durumları da çalışman gerekir. Birden fazla kişinin hızlı konuşmasını takip etmek, yavaş ve öngörülebilir bir diyalogdan daha zordur.

Adını, adresini, telefon numaranı ve temel ihtiyaçlarını erkenden söyleyebilir hale gel. Could you write it down, please? gibi bir ifade, yeni bir nesnenin adını bilmek kadar yararlı olabilir.

A1 düzeyi ne anlama gelir?

CEFR'de A1; çok sık kullanılan temel ifadeleri anlamayı ve kullanmayı, kendini tanıtmayı, kişisel bilgiler hakkında basit sorular sorup yanıtlamayı kapsar. İletişim genellikle karşıdaki kişinin yavaş, açık ve yardımcı olmaya hazır biçimde konuşmasına bağlıdır.1

İlk Temas bu başlangıç durumları üzerinde çalışır. Ancak bütün bölümleri tamamlamak, A1'in tüm becerilerine otomatik olarak sahip olduğunu göstermez. Dinleme, konuşma, okuma, yazma ve karşılıklı iletişim ayrı ayrı uygulama gerektirir; performansın duruma göre değişebilir.

17 bölümde neler öğrenirsin?

Kurs, günlük durumlar ve kelimeler etrafında düzenlenmiş 17 bölümden oluşur. Aşağıdaki tablo, konuları kullanım amaçlarına göre bir araya getirir. Bu gruplar, kursun kendi bölüm sıralamasının yerine geçmez.

KonularNe işe yarar?Örnek hedef
Temel ifadeler, sohbet ve öğrenmeSelam vermek, konuşmaya başlamak ve açıklama istemek.Kendini tanıtmak ve bir sorunun tekrarlanmasını istemek.
Renkler, sayılar ve zamanNesneleri, miktarları, fiyatları, günleri ve saatleri anlamak.Oda numarasını veya hareket saatini doğrulamak.
Taksi, ulaşım ve plajYolculuk ve tatil sırasında ihtiyaçları ifade etmek.Gidilecek yeri söylemek ve nerede ineceğini sormak.
Restoran, bar ve otelSipariş vermek, seçim yapmak, ödeme ve konaklama.Basit bir sipariş vermek ve rezervasyon sormak.
Aile, duygular ve vedalaşmaİnsanlardan ve nasıl hissettiğinden söz etmek, görüşmeyi bitirmek.Birini tanıtmak ve ayrılırken teşekkür etmek.
Sorunlar ve birini aramaBasit bir güçlüğü açıklamak ve bir kişiyi bulmak.Yardım istemek ve kimi aradığını söylemek.

Önerilen sırayı izleyebilir veya şu anda ihtiyaç duyduğun konulara öncelik verebilirsin. Her durumda yararlı olan sayıları, basit soruları, nezaket ifadelerini ve açıklama isteme cümlelerini ihmal etme.

I would like a coffee cümlesini öğrendiğinde sipariş edilen şeyi başka uygun bir kelimeyle değiştir. Bu küçük adım, yalnızca tekrarlamaktan kendi ifadenle iletişim kurmaya geçmeni sağlar. Ancak her değişiklik aynı yapıyla çalışmaz; bir nesne istemekle bir eylem yapmak istemek arasındaki farkı örneklerde gözlemle.

Öğrenmek için ne kadar zaman ayırmalısın?

Kursun tamamı için belirtilen tahmini çalışma süresi 36–59 saattir. Bu, plan yapmana yardımcı olan bir ölçüdür; herkes için aynı sonucu garanti etmez. Başlangıç düzeyin, tekrar ihtiyacın ve konuşmaya ayırdığın zaman ilerleyişini etkiler.

İlk çalışma oturumu

10–20 dakika ayır. Birkaç ifade seç, her birini dinle, anlamını kontrol et ve tekrar et. Ardından metni kapatıp durumu düşünerek cümleyi hatırlamaya çalış. Son olarak bir örneği kendi adına veya gerçek bir ihtiyacına göre değiştir.

İlk hedefin çalışma yöntemini tanımak ve küçük bir dil parçasını kullanabilmektir. Çok sayıda ekranı hızla geçmek, bir cümleyi gerektiğinde kendiliğinden söylemekle aynı beceri değildir.

Seyahatten önce iki haftalık hazırlık

İki hafta boyunca günde 15–20 dakika çalışmak, toplam 3 saat 30 dakika ile 4 saat 40 dakika arasında çalışma demektir. Bu sürede belirli durumlara hazırlanabilirsin; 36–59 saatlik kursun tamamını bitirmiş olmazsın. Böyle bir hazırlık A1 düzeyini garanti etmez.

DönemÖncelikUygulama
1–3. günlerSelamlaşma, kendini tanıtma ve açıklama isteme.Adını söyle ve karşındaki kişiden daha yavaş konuşmasını iste.
4–6. günlerSayılar, fiyatlar, saatler ve ulaşım.Sorulardaki sayıları değiştir ve farklı yanıtları tanı.
7–10. günlerOtel, restoran ve sık kullanılan istekler.Karşındaki kişinin yanıtını da içeren kısa bir diyalog çalış.
11–14. günlerTekrar ve güçlüklerle baş etme.Durumları karıştır, okumadan konuş ve yardım istemeyi dene.

Sırayı kendi seyahatine göre düzenle. Tren kullanmayacaksan başka bir konu daha önemli olabilir. Ancak duyduğunu doğrulamana yarayan ifadeler için mutlaka zaman bırak.

36–59 saati günlük yaşama dağıtmak

Günlük süre36–59 saat için çalışma günüHer gün çalışıldığında yaklaşık süre
10 dakika216–354 gün7–12 ay
15 dakika144–236 gün5–8 ay
30 dakika72–118 gün2,5–4 ay

Bu sayılar, toplam sürenin günlük oturumlara bölünmesiyle elde edilir; aylar yaklaşık olarak verilmiştir. Aralar ve ek tekrarlar takvimi uzatabilir. Haftanın yalnızca bazı günlerinde çalışıyorsan takvim günlerini değil, gerçekten çalıştığın günleri say.

Düzenli dönüşler, ifadeler tamamen uzaklaşmadan onları yeniden hatırlama fırsatı verir. Gününe daha uygunsa uzun bir oturumu iki kısa çalışmaya bölebilirsin.

Seyahate iki gün kaldıysa

Küçük bir grup seç: selamlaşma, otel rezervasyonu, yemek siparişi, ulaşım, en gerekli sayılar ve yardım isteme ifadeleri. Diyalogları sesli çalış; adları, adresleri ve önemli saatleri yazılı olarak hazırla.

17 bölümü birden öğrenmeye çalışma. Elindeki süreyi, birkaç ifadeyi gerçekten hatırlayabilmek ve anlamadığında nasıl devam edeceğini bilmek için kullan.

Hatırlamak ve konuşmak için kursu nasıl kullanmalısın?

Küçük ifade gruplarıyla çalış

Önce ifadeyi dinle; sonra yazılışını ve anlamını kontrol et. Tekrar et ve ses kaydıyla karşılaştır. Ardından metni gizleyerek iletişim amacından yola çık: “Bir kahve istiyorum” veya “Fiyatı öğrenmem gerekiyor”.

Uzun bir listeyi bir kez görmek yerine birkaç ifadeyi farklı biçimlerde çalış. Zor bir cümleyi anlam gruplarına ayır, sonra kayıttaki ritmi koruyarak yeniden birleştir.

Örnekleri kendi cümlelerine dönüştür

Bir adı, şehri, miktarı veya nesneyi değiştir: I’m from Turkey, I would like two tickets. Başlangıçta bir seferde tek öğeyi değiştir. Böylece yapının hangi bölümlerinin sabit kaldığını fark edersin.

Her kelimeyi mekanik biçimde değiştiremezsin. I would like a coffee cümlesinde bir nesne istenir; I would like to pay cümlesinde eylemden önce to gerekir. Bu iki örneği karşılaştırmak, kuralı bir iletişim ihtiyacı içinde görmeni sağlar.

Alıştırmaları ve hataları tekrar için kullan

Bir hata yaptığında nedenini belirle: Anlamı mı karıştırdın, sesi mi duyamadın, kelimeyi mi hatırlayamadın, yoksa cümleyi mi kuramadın? İlgili bölüme dön ve ardından yanıtı kopyalamadan yeniden dene.

İfadeleri sonraki günlerde tekrar et ve bildiğin konuları karıştır. Çözümü gördükten hemen sonra doğru yanıt vermek, daha sonra kendiliğinden hatırlamakla aynı şey değildir. Kontrol etmeden önce kısa bir hatırlama denemesi yap.

Soruyu yanıtıyla birlikte çalış

How much is it? sorusuna farklı fiyatlar ekle. Where is the station? ile left, right ve straight on ifadelerini birlikte öğren. Konuşma, hem kendi cümleni söylemeyi hem de karşılığı anlamayı gerektirir.

İki rolü de sesli canlandırabilir, sonra metne bakmadan yanıtlayabilirsin. Mümkün olduğunda başka biriyle de dene: Farklı bir ses veya soru sırası, ifadeleri ne kadar esnek kullandığını gösterir. Her diyaloğa Could you repeat that, please? gibi bir çözüm cümlesi ekle.

Türkçe konuşanlar için İngilizce telaffuz

İngilizcede bir kelimenin yazılışı, bütün seslerini güvenilir biçimde göstermez. Türkçedeki harf-ses ilişkisini doğrudan İngilizceye taşıma. Ses kaydını temel örnek, yazıyı ve fonetik gösterimi yardımcı araç olarak kullan. Amaç anlaşılır olmak ve duyduğunu tanımaktır.

Yazının gizleyebildiği ünlü farkları

Ship /ʃɪp/ ile sheep /ʃiːp/ kelimelerini karşılaştır. Fark yalnızca süre değildir; ünlünün niteliği de değişir. Türkçedeki i harfi bu iki sesi birden tam olarak göstermez. Bed /bed/ ile bad /bæd/ arasında da ağız açıklığı farkı vardır. Full /fʊl/ ve food /fuːd/ aynı ünlüyü içermez.

Önce örnekleri dinleyip hangi kelimenin söylendiğini ayırt etmeye çalış, ardından tekrar et. Bütün farkları Türkçe bir ünlünün yalnızca “kısa” ve “uzun” söylenişi olarak düşünme.

Name ve go gibi kelimelerde iki ünlü konumu arasında hareket eden ikili ünlüler duyarsın. Çok sık kullanılan schwa /ə/, vurgusuz hecelerde görülür; about kelimesinin başındaki ses buna örnektir. Kısa ve zayıf söylenir. Her heceye aynı ağırlığı vermek, İngilizce ritmini yakalamayı zorlaştırabilir.3

Dikkat gerektiren ünsüzler

Ses veya özellikNasıl çalışılır?
h sesiHello ve hotel başında hafif bir soluk sesi vardır. Ancak hour gibi bazı kelimelerde h okunmaz; her kelimeyi kayıttan kontrol et.
Think içindeki th/θ/ sesi, dil dişlere yakınken havanın geçmesiyle, ses telleri titreşmeden çıkar. Otomatik olarak t, s veya f ile değiştirme.
This içindeki th/ð/ benzer bir konumda, ses tellerinin titreşmesiyle çıkar. Think ve this örneklerini karşılaştır.
İngilizce rBirçok aksanda dil Türkçedeki gibi kısa bir vuruş yapmaz. Seçtiğin kaydı izle; hece sonundaki r, aksana göre duyulabilir veya duyulmayabilir.
w ile vWine kelimesindeki w için dudaklar yuvarlanır. Vine kelimesindeki v için alt dudak üst dişlere yaklaşır. Bu farkı koru.
ch ile shChair /tʃ/ ve share /ʃ/ seslerini karşılaştır. Türkçedeki ç ve ş başlangıç için yol gösterebilir; yine de İngilizce kaydı esas al.
j ile ngJob içindeki j, Türkçedeki j değil, c sesine yakın /dʒ/ değerindedir. Sing sonunda /ŋ/ vardır; ayrı bir g ekleme.
Kelime sonundaki ünsüzlerBag ile back gibi çiftlerde sondaki seslilik farkını koru. Türkçedeki bazı kelime sonu değişimlerini İngilizceye otomatik olarak uygulama.
Ünsüz gruplarıSchool, street ve next içindeki ünsüzlerin arasına ek ünlü koymamaya çalış. Önce yavaş, sonra cümle içinde tekrar et.
Okunmayan harflerKnow içindeki k ve climb içindeki b okunmaz. Yazıda gördüğün her harfe ayrı ses vermek yerine kelimeyi ses kaydıyla öğren.

Bütün ses farklarını bir günde çözmen gerekmez. En sık kullandığın cümlelerde anlaşılmayı etkileyen bir veya iki noktayı seç. Kendi sesini kaydedip örnekle karşılaştırmak, söylemek istediğinle duyulan arasındaki farkı fark etmene yardımcı olabilir.

Kelime vurgusu ve cümle ritmi

İngilizce kelime vurgusunu tek bir hece konumuna göre tahmin etme. Türkçedeki alışkanlıklarını her kelimeye taşımak yerine vurguyu kelimeyle birlikte öğren: TAble, hoTEL. Sözlüklerde /ˈ/ işareti vurgulu heceden önce gelir.4

Cümlede bazı kelimeler daha güçlü, bazıları daha hafif söylenir. I’d like a cup of TEA içinde temel vurgu tea üzerinde olabilir; a ve of daha kısadır. Bütün kelimeleri aynı güçte söylemek yerine anlam gruplarını ve sesin nerede öne çıktığını dinle.

Kısaltmalar ve birbirine bağlanan kelimeler

I’m, you’re, don’t ve I’d like konuşmada sık kullanılır. Açık biçimlerini tanı, ama duyduğun kısa biçimi de çalış. Can, to veya and cümle içinde zayıflayabilir ve komşu kelimelerin seslerine bağlanabilir.5

Önce okumadan dinle, sonra metinle kontrol et, yeniden dinle ve tekrar et. Sonunda metni kapatarak bir kez daha dinle. Bildiğin bir kelime cümlenin içinde kayboluyorsa yalnızca kelimeyi değil, içinde bulunduğu kısa grubu çalış.

Türkçeden hareketle İngilizce dil bilgisinin temelleri

Dil bilgisi, bir cümlenin neden o şekilde kurulduğunu anlamana ve yeni örnekler üretmene yardımcı olur. Aşağıdaki açıklamaları dinlediğin ifadelerle birlikte kullan. Bunlar genel bir yol haritasıdır; konuşmaya başlamadan önce hepsinde uzmanlaşman gerekmez.2

1. Kelime sırası ve öznenin açıkça söylenmesi

İngilizce olumlu cümlede temel sıra özne + fiil + nesne veya diğer tamamlayıcılar biçimindedir: I speak English — İngilizce konuşuyorum. Türkçede yüklem çoğunlukla sonda yer alırken İngilizcede ana fiil genellikle özneden hemen sonra gelir. “Ben İngilizce konuşuyorum” sırasını kelime kelime taşımamaya dikkat et.

Türkçede kişi eki, özneyi söylemeden kimin konuştuğunu gösterebilir. İngilizcede özne çoğunlukla gereklidir: I speak a little English. I kelimesini atlayarak aynı anlamda bir bildirme cümlesi kuramazsın.

Türkçede ayrı bir özne düşünmediğin durumlarda bile it kullanılabilir: It is raining — Yağmur yağıyor; It is cold — Hava soğuk. Emir cümlesi önemli bir istisnadır: Come in — İçeri gir; Please wait — Lütfen bekle.

İngilizcede kelime sırası, kimin ne yaptığını anlamak için önemlidir. Anna helps Tom ile Tom helps Anna farklı kişilerin yardım ettiğini anlatır. Başlangıçta bu temel düzeni koru; vurgu için Türkçedeki kadar serbestçe yer değiştirme.

2. İsimler, çoğul ve sıfatlar

İngilizce isimlerde, bazı dillerde görülen kapsamlı eril-dişil isim sınıfları yoktur. Bu yönüyle Türkçe konuşanlar için tanıdık bir kolaylık vardır. A table, a hotel ve a house aynı belirsiz tanımlığı kullanır. Ancak insanlara gönderme yapan he ve she ayrımını ayrıca öğrenmek gerekir.

Çoğul çoğu zaman -s ile yapılır: ticket → tickets. Türkçede “iki bilet” derken isim çoğul eki almaz; İngilizcede two tickets denir. Sayıdan sonra da çoğul biçimi gerektiğini unutma.

Bus → buses ve city → cities gibi yazım değişiklikleri, child → children, man → men ve person → people gibi düzensiz biçimler vardır. Bunları kullanılan ifadelerle birlikte öğren.

Sıfat genellikle isimden önce gelir ve çoğula göre değişmez: a small room, two small rooms. Be sonrasında da aynı biçimdedir: The rooms are small. Karşılaştırma için smaller — daha küçük — veya more expensive — daha pahalı — kullanılır. Good → better gibi düzensiz örnekler de vardır. Is there a cheaper room? gibi işine yarayan bütün cümlelerle başla.

3. A, an, the ve tanımlık kullanılmayan durumlar

Türkçede İngilizcedeki tanımlık sisteminin tam karşılığı yoktur. A ve an, tekil sayılabilir bir ismi tanıtır: a ticket, an apple. Bazı durumlarda Türkçedeki “bir” yardımcı olabilir, ancak her kullanım birebir örtüşmez.

Seçim harfe değil, sonraki sese bağlıdır: a university, çünkü başlangıçta /j/ sesi vardır; an hour, çünkü h okunmaz. The, konuşanların hangi şeyden söz edildiğini belirleyebildiği durumlarda kullanılır: I have a ticket. The ticket is for London. İlk cümlede bir bilet tanıtılır, ikincide o bilete dönülür.6

The kelimesini her yerde Türkçedeki belirtme ekiyle veya “o” kelimesiyle eşitleme. Genel anlamdaki çoğul isimler ve sayılamayan isimlerde tanımlık çoğunlukla bulunmaz: I like dogs, Water is important. Tekil sayılabilir meslek adlarında ise genellikle gerekir: I’m a teacher — Öğretmenim.

Water, information, advice ve luggage bu anlamlarında genellikle sayılamaz. Some information, a piece of advice, a bottle of water gibi yapılar kullanılır. Türkçede “bilgiler” veya “tavsiyeler” denebilmesi, İngilizcede otomatik olarak informations veya advices kurulabileceği anlamına gelmez.7

Anlam, kullanım biçimini değiştirebilir: Siparişte a coffee bir porsiyon veya fincan kahve anlamına gelir. Some olumlu cümlelerde ve tekliflerde, any birçok soru ve olumsuz cümlede görülür. Bunları kesin ve istisnasız bir ayrım olarak değil, örneklerle öğrenilecek kullanımlar olarak düşün.

4. Kişi zamirleri ve you

Özne zamirleri I, you, he, she, it, we, you, they biçimindedir. I her zaman büyük harfle yazılır. You, hem “sen” hem “siz” anlamına gelebilir. Tekillik, çoğulluk ve resmiyet çoğunlukla bağlamdan anlaşılır; ayrı bir kişi çekimi aranmaz.

Nezaketi kurduğun istekle ve ses tonuyla ifade edebilirsin: Could you help me, please? — Bana yardımcı olabilir misiniz, lütfen? Aynı İngilizce cümle, bağlama göre daha samimi bir hitapla da karşılanabilir.

Türkçedeki “o” için İngilizcede bağlama göre he, she veya it seçilir. He ve she kişiler için, it ise nesneler ve çeşitli durumlar için sık kullanılır. Bu ayrımı ismin biçiminden değil, kimi veya neyi kastettiğinden hareketle öğren.

They çoğulun yanında tek bir kişi için de kullanılabilir: Cinsiyet bilinmiyorsa, önemli değilse veya kişinin zamiri buysa they duyabilirsin. Someone left their bag buna örnektir. Bu kullanımda da fiil they are biçimindedir.

5. Present simple ve üçüncü tekil kişi

Present simple; alışkanlıkları, gerçekleri ve düzenli durumları anlatır: I work in a hotel, We live in Turkey. He, she ve it ile birçok fiile -s eklenir: She works. Bu küçük ek, konuşmada zayıf duyulsa da önemlidir.

ÖzneSpeakHaveBe
Ispeakhaveam
youspeakhaveare
he / she / itspeakshasis
wespeakhaveare
theyspeakhaveare

Go → goes ve watch → watches örneklerinde -es görülür; study → studies örneğinde yazım da değişir. Have, has olur. Be fiilinin biçimleri ayrıdır ve ayrıca öğrenilmelidir.

Sıklık bildiren kelimeler genellikle ana fiilden önce, be fiilinden sonra gelir: I usually work here; She is always busy. Soru ve olumsuz cümlede üçüncü kişi bilgisi does üzerinde olduğu için ana fiil yalın biçimdedir: Does she work here?

Türkçedeki geniş zaman, bu kullanımların bir kısmını anlamaya yardımcı olur. Yine de her Türkçe zaman ekini tek bir İngilizce yapıya eşitleme; cümlenin hangi durumu anlattığına bak.

6. Be, have, there is ve there are

Be, Türkçede isim veya sıfat cümlelerinde eklerle ya da bazen eksiz anlatılan birçok durumu kurar: I am Turkish — Türküm; She is a doctor — O doktor; I am tired — Yorgunum. İngilizce olumlu cümlede gereken am, is veya are biçimini atlama.

Yaş için I am twenty years old — Yirmi yaşındayım — kullanılır. I am hungry — Açım; I am thirsty — Susadım; I am cold — Üşüyorum. Son örneği It is cold — Hava soğuk — ile karşılaştır. Birinde kişinin hissettiği durum, diğerinde ortam anlatılır.

Have sahip olmayı ve çeşitli ilişkileri ifade eder: I have a reservation — Rezervasyonum var. Britanya İngilizcesinde I’ve got a reservation da yaygındır. Sorular kendi yapılarına göre kurulur: Do you have a reservation? veya Have you got a reservation? Bu iki kalıbı birbirine karıştırma.

There is ve there are bir şeyin varlığını bildirir: There is a hotel near here — Yakında bir otel var; There are two stations — İki istasyon var. Türkçedeki “var” her durumda aynı İngilizce yapıyı gerektirmez: “Rezervasyonum var” için I have, “Yakında bir banka var” için There is kullanırsın.

The bank is near the station ise zaten belirli bir bankanın konumunu söyler. Yeni bir şeyin varlığını tanıtmakla bilinen bir şeyi konumlandırmak arasındaki farkı örneklerle çalış.

7. Present simple mı, be + -ing mi?

I work here, örneğin düzenli çalıştığın yeri belirtir. I am working now ise şu anda yaptığın işi anlatır. Be + -ing alan fiil, present continuous yapısını oluşturur: She is waiting, We are learning English.

Geçici durumlar için de kullanılır: I’m staying in London this week. Türkçede “Burada çalışıyorum” hem genel durumu hem o andaki eylemi anlatabilir. İngilizcede alışkanlık, gerçek, sürmekte olan eylem veya geçici durum ayrımını kontrol et.

Bir durum şu anda geçerli diye her fiili continuous biçimine koyma. Know, want ve understand temel anlamlarında çoğunlukla simple biçimde kullanılır: I don’t understand, I want some water. Başka kullanımlarını ilerledikçe bağlam içinde öğrenebilirsin.

8. Sorular, olumsuz cümleler ve kısa yanıtlar

Be ile fiili öznenin önüne getir: You are ready → Are you ready? Olumsuzluk için not kullanılır: I am not ready, She isn’t here. Present simple içindeki birçok başka fiille soruda do veya does gerekir: Do you speak English?, Does he live here?8

Türkçedeki mı/mi soru parçacığının yerine her cümlede aynı İngilizce kelime gelmez. Soruyu kullanılan fiil ve yapı belirler. Olumsuz cümlede don’t veya doesn’t ile fiilin temel biçimi kullanılır: I don’t know, She doesn’t work here.

Can ile ayrıca do ekleme: Can you help me?, I can’t swim. Soru kelimesi genellikle baştadır: Where do you live?, What time does it leave? Who özne olduğunda Who lives here? gibi bir soru do olmadan kurulabilir.

Kısa yanıtta sorudaki fiil veya yardımcı fiil kullanılır: Are you ready? — Yes, I am. Do you understand? — Yes, I do. Can you help? — Yes, I can. Bu çiftleri birlikte öğrenmek hem doğal yanıt vermene hem sorunun yapısını tanımana yardımcı olur.

9. İstek, ihtiyaç, olasılık ve zorunluluk

YapıÖrnekAnlamı
want to + fiilI want to learn.Öğrenmek istiyorum.
need to + fiilI need to leave.Ayrılmam gerekiyor.
can + to almayan fiilI can help.Yardım edebilirim.
have to + fiilI have to work.Çalışmak zorundayım.
would like to + fiilI would like to book a room.Bir oda ayırtmak istiyorum; kibar bir istek.
be going to + fiilI’m going to stay here.Burada kalmayı planlıyorum.

İkinci fiilden önce hangi öğenin geldiğini fark et. Can sonrasında to kullanılmaz ve fiile üçüncü kişi -s eki gelmez: She can speak English. Want to speak içinde ise to gerekir. Bir nesne istiyorsan would like + isim kullanabilirsin: I’d like a ticket.

Mustn’t yasak, don’t have to zorunluluk olmaması anlamına gelir. You mustn’t smoke here — Burada sigara içmemelisin / içmek yasak. You don’t have to come — Gelmek zorunda değilsin. Bir şeyi yapmamak zorunda olmakla yapma zorunluluğu bulunmaması farklıdır.

10. Nesne zamirleri ve fiilin istediği yapı

Nesne konumunda me, you, him, her, it, us, them kullanılır: Can you help me?, I know her, Please call us. Edattan sonra da uygun nesne biçimi gelir: with me, for them. Türkçedeki bana, beni, benimle gibi ekli biçimler tek bir İngilizce ekle karşılanmaz.

Fiili tamamlayıcısıyla birlikte öğren. “Bana yardım et” İngilizcede Help me olur; Türkçedeki yönelme eki nedeniyle araya otomatik olarak to koyma. “İstasyonu arıyorum” için I’m looking for the station denir; burada for gereklidir.

Bazı fiiller küçük parçacıklarla birlikte kullanılır ve phrasal verb adı verilen yapıları oluşturur: turn on, get up, check in. Anlam her zaman parçaların tek tek çevirisinden çıkmaz. Ayrılabilen yapılarda zamirin yeri belirli olabilir: Turn it on. Bütün bu fiillere aynı sıralamayı uygulamak yerine örneği bir bütün olarak öğren.

11. İyelik ve işaret ifadeleri

My, your, his, her, its, our, their isimden önce gelir: my passport, your room. Normalde bunlara the eklenmez. Sahip olunan şeyin çoğulluğuna göre değişmezler: my friend, my friends.

His ve her, sahip olan kişiye göre seçilir; nesnenin özelliğine göre değil. Türkçedeki “onun çantası” bağlama göre his bag veya her bag olabilir. Türkçede tek “onun” biçimi bulunduğu için İngilizcede bu ayrımı bilinçli olarak kontrol etmek yararlıdır.

İyelik ’s ile de kurulabilir: Anna’s bag — Anna'nın çantası. Mine ve yours bütün isim grubunun yerine geçer: This bag is mine — Bu çanta benim. This ve these genellikle yakındaki, that ve those daha uzaktaki veya konuşmada işaret edilen şeyler için kullanılır. Tekil ve çoğul farkını koru.

12. Yer, zaman ve hareket edatları

İngilizcede edatlar çoğunlukla isim grubundan önce gelir: in London, at the station, on the table, next to the hotel. Türkçedeki eklerin veya “otelin yanında” gibi yapıların sırasını doğrudan taşıma. “Londra'da” ve “istasyonda” aynı Türkçe eki taşısa da İngilizce edatları farklı olabilir.

Go to the station gidilen yeri gösterir; go home ise genellikle to almaz. Zaman için at three o’clock, on Monday ve in June kalıplarını öğren. Tomorrow, next week ve last year önüne normalde bu edatlar eklenmez: See you tomorrow.

Diğer kullanışlı gruplar with milk, without sugar, by train ve on foot biçimindedir. Bazı fiiller belirli bir edatla öğrenilmelidir: listen to music, wait for someone. Türkçedeki “müzik dinlemek” ifadesi, İngilizcedeki to öğesini kendiliğinden göstermez.

For bir süreyi, since başlangıç noktasını gösterebilir: for two years, since 2024. Şimdiye kadar devam eden bir durum için I have lived here for two years — İki yıldır burada yaşıyorum — denebilir. Türkçedeki “-dır” veya “-den beri” ifadesini çevirirken süre, başlangıç noktası ve fiil yapısını birlikte düşün.

13. Sayılar, saatler ve tarihler

Thirteen / thirty, fourteen / forty ve fifteen / fifty çiftlerini dikkatle karşılaştır. Vurgu ve sondaki sesler ayırt etmene yardımcı olur. Fiyat veya saat önemliyse doğrula: Did you say thirteen or thirty?

Twenty-one ve thirty-two onlar ve birler basamaklarını birleştirir. Kesin bir sayıdan sonra hundred ve thousand genellikle -s almaz: two hundred, three thousand. Belirsiz çokluk anlatan hundreds of people farklıdır.

Half past two iki buçuk, a quarter past two ikiyi çeyrek geçe, a quarter to three üçe çeyrek kala demektir. Two thirty gibi sayılarla söylenen biçimleri de duyarsın. Özellikle 12 saatlik sistemde a.m., p.m., noon ve midnight ifadelerini tanı.

Gün ve ay adları İngilizcede büyük harfle başlar: Monday, September. Söylenen tarihlerde sıralama sayıları yaygındır: the first of May veya May first. Yalnızca rakamlarla yazılmış tarihler Britanya ve Amerikan kullanımında farklı yorumlanabilir; ayı yazıyla belirtmek belirsizliği azaltır.

İngilizcede ondalık ayırıcı olarak sıklıkla nokta kullanılır: 3.5, three point five diye okunur. Türkçedeki virgül kullanımını otomatik olarak taşımadan fiyatları ve belgelerdeki sayıları kontrol et.

14. Karşına çıkacak zaman ve yapılar

YapıÖrnekBu örnekteki işlevi
Present simpleI work here.Düzenli veya genel durum.
Present continuousI’m working now.Şu anda devam eden eylem.
Past simpleI arrived yesterday.Geçmişte belirli bir zamana yerleştirilen olay.
Present perfectI’ve lost my passport.Şimdiki durumla bağlantılı geçmiş olay.
Be going toI’m going to stay for a week.Niyet veya plan.
WillI’ll help you.O anda sunulan yardım veya alınan karar.
Would likeI’d like a room.Kibar istek.

Bu örnekler yapıların bütün kullanımlarını açıklamaz. Düzenli past simple çoğunlukla -ed alır: arrived. Go → went ve have → had gibi düzensiz fiiller de vardır. Did sonrasında ana fiil temel biçime döner: Did you arrive yesterday?, I didn’t go. Be fiilinin geçmiş biçimleri was ve were olur.

Present perfect, have/has ile fiilin üçüncü biçiminden kurulur: I have lost, She has arrived. Türkçedeki -di veya -miş eklerinden biriyle her zaman birebir eşleşmez. I’ve lost my passport, pasaportun kaybolmasının şimdiki sonucunu öne çıkarır. Yesterday gibi bitmiş bir geçmiş zaman belirtildiğinde genellikle past simple kullanılır.

Going to ve will; plan, karar ve tahmin gibi çeşitli işlevlerde kullanılır. Başlangıçta I’m going to visit London ve I’ll help you gibi açık durumlarla çalış. Yönerge verirken fiilin temel biçimi kullanılır: Turn left; olumsuzunda Don’t turn left.

Bütün zaman sistemini öğrenmeden önce bazı cümleleri kalıp olarak kullanabilirsin. Daha karmaşık koşul cümleleri, edilgen yapılar ve diğer konular, ilk temellerden sonra ayrıntılandırılabilir.

15. Benzer görünen kelimeler ve anlam farkları

Tanıdık görünen kelimeler her zaman beklediğin anlama gelmez. Actual çoğunlukla “gerçek” anlamındadır; Türkçedeki “aktüel” anlamı için bağlama göre current gerekir. Actually ise genellikle “aslında” demektir.

Sympathetic sıkça “anlayışlı” veya “halden anlayan” anlamına gelir; Türkçedeki “sempatik” için nice veya friendly uygun olabilir. Fabric kumaş demektir, fabrika değil; fabrika factory olur. Magazine dergidir ve yalnızca ünlülerle ilgili magazin haberlerini anlatmaz.

Chef genellikle aşçı veya mutfak şefidir. Türkçede farklı işlerde kullanılan “şef” unvanını her durumda bu kelimeyle çevirmemelisin; göreve göre supervisor, manager veya başka bir karşılık gerekebilir.

Duyguyu uyandıran şeyle duyguyu yaşayan kişiyi de ayırt et: The film is boring — Film sıkıcı; I am bored — Sıkıldım. Interesting “ilginç”, interested ise “ilgili, ilgi duyan” anlamında kullanılır. I’m interested in music gibi kendi yaşamına bağlı örnekler kur; yalnızca kelimenin görünüşüne dayanma.

Britanya İngilizcesi mi, Amerikan İngilizcesi mi?

Aynı dilin farklı çeşitleri

Britanya ve Amerikan İngilizcesi, başlangıç için gereken temel yapıları paylaşır: I am…, Do you have…?, I would like…, Where is…? İki ayrı dil öğrenmen gerekmez. Bazı sesler, kelimeler, yazım biçimleri ve kullanım tercihleri değişir. Ayrıca ne Britanya'da ne de Amerika Birleşik Devletleri'nde tek bir aksan vardır.

İlk Temas, Britanya İngilizcesi ses kayıtlarını kullanır. Bunları tekrar için örnek alabilir, ilerledikçe farklı seslere de alışabilirsin. Tutarlı bir modelle çalışmak söyleyişini geliştirir; çeşitli konuşmacıları dinlemek gerçek karşılaşmalara hazırlar.

Başlangıçta hangi farkları tanımalısın?

AlanÖrnekBaşlangıçta ne yapmalı?
TelaffuzCar içindeki r birçok Amerikan aksanında duyulur; İngiltere’nin güneyindeki birçok aksanda duraklamadan önce duyulmaz.Seçtiğin kaydı taklit et, diğer söyleyişlerin de normal olduğunu bil.
Kelime seçimiLift / elevator, flat / apartment.Kurstaki kelimeyi öğren ve gideceğin yerde gereken karşılığı ekle.
YazımColour / color, centre / center.İki biçimi de tanı; yazarken bir yazım geleneğini tutarlı kullan.
Dil bilgisi ve kullanımHave you got…? ve Do you have…? sahip olunan bir şeyi sorabilir.Soruyu ona uygun kısa yanıtla birlikte öğren.
Yerel alışkanlıklarRakamla yazılmış tarihler ve kat numaraları değişebilir.Ayı yazıyla belirt ve önemli ayrıntıları doğrula.

İlk konuşmandan önce bütün farkların listesini ezberlemen gerekmez. Asansörü aramak, bilet istemek veya hesap ödemek gibi durumlarda iki kelimeyi aynı ihtiyaçla ilişkilendirmek daha kolaydır.9

R ve t seslerini farklı aksanlarda duymak

Birçok Kuzey Amerika aksanında car, first ve water içindeki r söylenir. İngiltere'nin güneyindeki birçok aksanda r, ardından ünlü gelmediğinde söylenmez; sonraki kelimenin ünlüsüne bağlandığında duyulabilir. Çok sayıda İskoç ve İrlanda aksanında da bu r söylenir. Dolayısıyla “Britanya İngilizcesinde r yok, Amerikan İngilizcesinde var” biçimindeki kesin ayrım yanıltıcıdır.

Water veya city içindeki t, birçok Amerikan aksanında dilin çok kısa bir vuruşuyla söylenebilir. Türkçedeki kısa bir r sesini andırabilir. Bu benzerlik duyduğunu tanımana yardımcı olsun; her İngilizce t'yi otomatik olarak r'ye çevirmek için bir kural değildir.

Have you got ve do you have

Have you got a reservation? ile Do you have a reservation?, rezervasyonun olup olmadığını sorar. İlk yapı Britanya konuşma dilinde özellikle yaygındır; ikinci yapı Britanya dahil birçok yerde kullanılır. Birinciye Yes, I have, ikinciye Yes, I do diye kısa yanıt verilir.

Could you help me, please? ve I would like a coffee, please gibi kibar istekler farklı ülkelerde kullanılabilir. Nezaket, yalnızca ülkeye özgü bir kelime seçiminden ibaret değildir; ses tonu ve durum da önemlidir.

Seyahatte karşılaşabileceğin kelimeler

Britanya İngilizcesiAmerikan İngilizcesiAnlamı
liftelevatorasansör
flatapartmentdaire
petrolgas / gasolinebenzin
pavementsidewalkkaldırım
chipsfries / French friespatates kızartması
crispschips / potato chipspaket patates cipsi
single ticketone-way tickettek yön bilet
return ticketround-trip ticketgidiş dönüş bilet
billcheckrestoranda hesap

Tablo sık görülen karşılıkları verir; bölgesel sınırlar her zaman kesin değildir. Birçok Britanya binasında ground floor giriş seviyesindeki zemin kat, first floor onun üstündeki kattır. Amerika Birleşik Devletleri'nde first floor çoğunlukla giriş seviyesidir. Oda veya ofis ararken bina işaretlerini kontrol et.

Bu kurs gideceğim ülke için uygun mu?

Britanya'ya gidiyorsan kurstaki kayıtlar doğrudan bir dinleme modeli sunar. Amerika Birleşik Devletleri veya Kanada için de temel dil bilgisi ve kelimelerin büyük bölümü yararlıdır; sonrasında yerel seslere ve kelimelere alışman gerekir. İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda'da da farklı aksanlara kulak vermelisin.

Henüz bir ülke seçmediysen mevcut kayıtlarla başla ve açıklama istemeyi öğren. Devam kursu İngilizce: 6 ayda bağımsız, Britanya ve Amerikan İngilizcesi seçenekleriyle çalışmayı sürdürmene olanak verir.

Uluslararası iletişimde İngilizce

İngilizceyi, ana dili başka bir dil olan kişilerle de kullanabilirsin. Herkesin paylaştığı tek bir “uluslararası aksan” yoktur. Açık cümleler kurmak, önemli bilgileri ayırmak ve anladığını doğrulamak iletişimi kolaylaştırır.

Do you mean Tuesday? — Salı gününü mü kastediyorsun? — bir bilgiyi kontrol etmeni sağlar. Could you write it down? adlar ve adresler için yararlıdır. Bu araçlar, bir kelimeyi bilmesen de konuşmanın içinde kalmana yardımcı olur.

Seyahatten önce hazırlanabilecek ilk diyaloglar

Düzeyini açıkla ve anlaşılmayanı sor

Bir güçlüğü çözmeye yarayan ifadeler, konuşmanın doğal bir parçasıdır. Bunları erken öğrenerek tekrar dinleyebilir, bir sayıyı doğrulayabilir veya bilginin yazılmasını isteyebilirsin.

İngilizceTürkçe
I’m learning English.İngilizce öğreniyorum.
I speak a little English.Biraz İngilizce konuşuyorum.
I don’t understand.Anlamıyorum.
Could you repeat that, please?Lütfen tekrar eder misiniz?
Could you speak more slowly, please?Lütfen daha yavaş konuşur musunuz?
Could you write it down, please?Lütfen bunu yazar mısınız?
What does this word mean?Bu kelime ne anlama geliyor?
How do you say this in English?Bu İngilizcede nasıl söylenir?

İngilizce you, Türkçedeki sen-siz ayrımını tek başına göstermez. Burada could ve please kibar isteğe katkı sağlar. Bir karşılık da çalış: Thank you. I understand now. — Teşekkür ederim. Şimdi anlıyorum.

Otele varış

Sen: Hello. I have a reservation under the name Yılmaz. — Merhaba. Yılmaz adına rezervasyonum var.
Resepsiyon: How many nights are you staying? — Kaç gece kalacaksınız?
Sen: Three nights. — Üç gece.

Kendi soyadını ve harflerini İngilizce söylemeyi hazırla. Could you spell that, please? sorusunu duyabilirsin. What time is check-out? — Çıkış saati kaç? — da yararlıdır. Yalnızca ilk cümleni değil, sonrasında gelebilecek soruyu anlamayı da çalış.

Yol sormak

Sen: Excuse me. Where is the station? — Affedersiniz. İstasyon nerede?
Yanıt: Go straight on, then turn right. — Düz gidin, sonra sağa dönün.
Sen: Is it far? — Uzak mı?
Yanıt: No, it’s about a ten-minute walk. — Hayır, yürüyerek yaklaşık on dakika.

Left, right, straight on, near ve far kelimelerini bir hareket veya basit bir güzergâhla eşleştir. Tamamını anlamadıysan bir parçayı doğrula: Right at the next street? — Bir sonraki sokaktan sağa mı?

Kafede sipariş vermek

Sen: I’d like a coffee, please. — Bir kahve alabilir miyim, lütfen?
Yanıt: Would you like milk? — Süt ister misiniz?
Sen: Yes, please. — Evet, lütfen.

Britanya'da Eat in or take away?, Amerika Birleşik Devletleri'nde For here or to go? duyabilirsin. Siparişi orada mı tüketeceğin, yanında mı götüreceğin sorulur. Hesap istemek için Britanya İngilizcesinde Could I have the bill, please?, Amerikan İngilizcesinde Could I have the check, please? yaygındır. Can I pay by card? kartla ödeme yapıp yapamayacağını sorar.

Tren bileti almak

Sen: A ticket to York, please. — York'a bir bilet, lütfen.
Yanıt: Single or return? — Tek yön mü, gidiş dönüş mü?
Sen: Return, please. — Gidiş dönüş, lütfen.

Gideceğin yeri, günü ve kişi sayısını çalış. Which platform? hangi peron olduğunu sorar. Havalimanında Which gate? biniş kapısını sormaya yarar. Farklı saatleri dinle ve önemli sayıları doğrula; thirteen ile thirty karışırsa yolculuk planı etkilenebilir.

Basit bir sorunu açıklamak

I need help. — Yardıma ihtiyacım var.
I’ve lost my passport. — Pasaportumu kaybettim.
I need a doctor. — Bir doktora ihtiyacım var.
I can’t find my bag. — Çantamı bulamıyorum.

Bu cümleleri, içlerindeki bütün zaman yapılarını kendin kurmayı öğrenmeden önce birer kalıp olarak kullanabilirsin. Sağlıkla ilgili önemli bir bilgi iletmen gerekiyorsa çevirisi kontrol edilmiş yazılı bir metin de hazırla. Stres altında açıklama yapmak zorlaştığında doğru bir bilgiyi göstermek yardımcı olur.

Selamlaşmak, teşekkür etmek ve vedalaşmak

Good morning, good afternoon ve good evening günün saatine göre selamlaşmak için kullanılır. Good night ise çoğunlukla gece ayrılırken veya yatmadan önce söylenir; bir yere girişte kullanılan sıradan bir selam değildir.

Excuse me dikkat çekmek veya geçmek için izin istemek, sorry özür dilemek için kullanılır. How are you? sorusuna I’m fine, thank you. And you? diye yanıt verebilirsin. Durum, bunun kısa bir selamlaşma mı yoksa daha kişisel bir konuşmanın başlangıcı mı olduğunu belirler. Vedalaşma dahil bütün küçük konuşmayı çalış.

Öğrendiklerini kullanabildiğini nasıl anlarsın?

Metne bakmadan küçük görevleri dene

Ekrandaki bir cümleyi tanımak ilk adımdır. Kullanabildiğini görmek için metni kapat ve somut bir durum hayal et. İlerledikçe şunları dene:

  • selam vermek, adını ve nereli olduğunu söylemek;
  • otelde veya kafede basit bir istekte bulunmak;
  • fiyat, saat veya yol sormak;
  • çalıştığın bir konuda kısa yanıtı, gerekirse tekrar dinleyerek anlamak;
  • daha yavaş konuşulmasını veya bilginin yazılmasını istemek;
  • bildiğin cümlede adı, miktarı veya gidilecek yeri değiştirmek.

Ardından soruların sırasını değiştir veya farklı bir sesi dinle. Yalnızca ezberlediğin sırada yanıt verebiliyorsan aynı amacı yeni eşleşmelerle çalış. İlerleme, yalnızca tamamlanan alıştırma sayısında değil, bilgiyi yeniden kullanabilmende görülür.

Kusursuzluğu beklemeden ilerle

Temel ifadeleri anladığında ve birkaçını yardımsız hatırladığında yeni bir konuya geçebilirsin. Önceki konular için kısa tekrarları sürdür. Yeni bir cümle öğrenmek için bütün sesleri kusursuz söylemen gerekmez.

Çok şey unutuyorsan yeni ifadelerin sayısını azalt. Anlama dön, dinle, hatırlamayı dene ve kontrol et. Birbirine benzeyen iki ifadeyi farklı durumlarda karşılaştır. Birkaç güne dağıtılmış kısa tekrarlar, her şeyi tek uzun oturumda telafi etmeye çalışmaktan daha sürdürülebilir olabilir.

İlk Temas sonrasında nasıl devam edebilirsin?

Daha kapsamlı bir öğrenme yolu

Başlangıç durumları tanıdık hale geldiğinde İngilizce: 6 ayda bağımsız ile devam edebilirsin. Sonraki aşama kelime dağarcığını, yanıtları anlama becerini ve daha uzun iletişimler kurmanı geliştirir. Britanya ve Amerikan İngilizcesi seçenekleriyle çalışabilirsin.

Kursun adı, herkesin aynı sürede aynı düzeye ulaşacağını garanti etmez. Başlangıç noktan, ayırdığın zaman, düzenli çalışma ve konuşma uygulaması sonucu etkiler.

Başka bir ülkede günlük yaşama hazırlanmak

İngilizce konuşulan bir ortamda yaşayacaksan gerçek ihtiyaçlarını aşamalı olarak ekle: randevu almak, telefonda konuşmak, adres vermek, okulla iletişim kurmak veya işte bir ihtiyacı açıklamak. Adını ve e-posta adresini İngilizce harf adlarıyla söylemeyi, telefon numaranı aktarmayı çalış.

Telefon ve grup konuşmaları, iki kişinin yavaş diyaloğundan daha zor olabilir. Kısa ve öngörülebilir görevlerle başla; yanıtları daha rahat takip ettikçe güçlük düzeyini artır.

İşine ve kişisel hedeflerine göre yön seçmek

İş için İngilizceye ihtiyacın varsa somut görevler belirle: birini karşılamak, toplantıyı doğrulamak, ürünü tanıtmak veya açıklama istemek. Genel temeller başlangıç sağlar, ancak mesleğinin kelimeleri ve konuşmaları ayrıca uygulama gerektirir. Devamını seçmek için Loecsen İngilizce kurslarını incele.

Pratik sorular

Kurs ücretsiz mi?

Çevrimiçi öğrenmede kullanım sınırları olan ücretsiz erişim sunulur. MP3 ve PDF dosyaları veya reklamsız kullanım gibi ücretli seçenekler de bulunabilir. O anda sunulan erişimi öğrenmek için platformda gösterilen koşulları kontrol et.

Hesap açmam gerekiyor mu?

Hesap, mevcut özelliklerle ilerlemeni kaydetmene ve takip etmene olanak verir. Özellikle başka bir cihazdan devam etmek istiyorsan başlarken gösterilen seçenekleri incele.

İnternet olmadan çalışabilir miyim?

Etkileşimli kurs çevrimiçi kullanılır. İndirilebilir MP3 ve PDF materyallerine erişimin varsa dosyaları indirdikten sonra çevrimdışı dinleyebilir ve tekrar yapabilirsin. Bu, etkileşimli kurstaki bütün özelliklerin çevrimdışı kullanılacağı anlamına gelmez.

Mikrofon kullanmak zorunlu mu?

Mikrofon, buna ihtiyaç duyan telaffuz etkinliklerinde kullanılır. Kullanılabilirliği tarayıcıya, cihaza ve verilen izinlere bağlıdır. Mikrofon olmadan da dinleyip sesli tekrar edebilirsin. Otomatik konuşma tanıma, bir insanın değerlendirmesinin yerini bütünüyle tutmaz.

Yalnızca dinlemek yeterli mi?

Dinleme, sesleri ve ifadeleri tanımayı geliştirir. Konuşmak için tekrar etmeyi, metne bakmadan hatırlamayı ve kendi kısa yanıtlarını üretmeyi de ekle. Dinlediğin anlarla cümleyi kendin söylediğin anları dönüşümlü kullan.

Konuşmadan önce bütün dil bilgisini öğrenmeli miyim?

Hayır. Kullanışlı ifadelerle başlayıp yapılarını adım adım gözlemleyebilirsin. Açıklamalara belirli bir sorunu çözmek için bak, sonra sesli örneklere dön. Söylemek istediğin bir şeyle bağlantılı olduğunda kuralı uygulamak kolaylaşır.

Türkçe konuşanlar için İngilizce kolay mı?

Tanıdık alfabe, uluslararası kelimeler ve sıfatların çoğula göre değişmemesi yardımcı olabilir. Kelime sırası, tanımlıklar, özne zamirleri, ünlüler ve yazı-ses ilişkisi ise dikkat ister. Yazıda tanıdığın bir kelimeyi hızlı konuşmada anlamak ayrı bir beceridir.

Tek başıma çalışabilir veya eski bilgilerimi tazeleyebilir miyim?

Evet. Sıfırdan başlayabilir ya da temelleri kendi hızında yeniden çalışabilirsin. Bazı ifadeleri zaten biliyorsan onları dinleyerek anlayıp okumadan söyleyebildiğini kontrol et. Konuşmanı geliştirmek için mümkün olduğunda başka kişilerle iletişim fırsatları da ekle.

Kursu bitirmek tam A1 düzeyini kanıtlar mı?

Otomatik olarak kanıtlamaz. Etkinlikleri bitirmek yapılan çalışmayı gösterir, ancak düzeyin bütün becerilerinin değerlendirilmesinin yerine geçmez. Sunulduğu durumlarda katılım veya tamamlama belgesi de tek başına resmî dil yeterlilik sertifikası anlamına gelmez.

Bugün nereden başlamalıyım?

İlk konudan birkaç ifade seç. Dinle, anlamını kontrol et, tekrar et ve metne bakmadan hatırlamayı dene. En az bir cümleyi kendi adına veya gerçek bir ihtiyacına göre değiştir. Kısa bir diyalogla bitir ve ertesi gün aynı ifadelere dön.

Kaynaklar ve dil öğrenme materyalleri

Bu kaynaklar A1 düzeyi, dil bilgisi ve telaffuz açıklamalarını ayrıntılandırır. Bazıları başlangıç aşamasını aşan konular içerir; çözmek istediğin soruya göre kullanabilirsin.

  1. Avrupa Konseyi: CEFR genel düzey ölçeği. A1 düzeyinin genel becerilerini, yavaş konuşan ve yardımcı olan biriyle basit iletişim dahil olmak üzere tanımlar.
  2. British Council: A1–A2 dil bilgisi. Temel İngilizce yapılar için açıklamalar ve alıştırmalar sunar.
  3. British Council: schwa sesi. Vurgusuz hecelerde sık görülen zayıf /ə/ ünlüsünü açıklar.
  4. Cambridge Dictionary: telaffuz. Britanya ve Amerikan ses kayıtları ile kelimelerin fonetik gösterimlerini sunar.
  5. British Council: bağlantılı konuşma. Seslerin konuşma içinde nasıl değiştiğini ve birbirine bağlandığını açıklar.
  6. British Council: a, an ve the. Tanımlıkların yeni ve belirli bilgilerle kullanımını inceler.
  7. British Council: sayılabilir ve sayılamayan isimler. Water ve information gibi kelimelerle kullanılan yapıları açıklar.
  8. British Council: soru biçimleri. Be, yardımcı fiiller ve soru kelimeleriyle kurulan soruları gösterir.
  9. British Council: Britanya ve Amerikan İngilizcesi. İki çeşit arasındaki sık görülen dil bilgisi ve kullanım farklarını açıklar.

Ders programı – Öğreneceklerin

Seviye 1 — İlk Kelimeler

  1. Temel ifadeler 2-3H • 63-95D • 20-30 sessions
  2. Konuşma 0-0H • 59-89D • 0-0 sessions
  3. Öğrenmek 1-2H • 61-92D • 10-15 sessions
Tüm seviyeleri gör (6)
4.9
14 değerlendirme — 2 yorum

Bu kursu beğendin mi?

Sana nasıl yardımcı olduğunu öğrenmeyi çok isteriz.

Tüm yorumları gör
(06/10/2026): evet çok begendim teşekürler
(09/09/2026): çok faydalı ve eğitici bir kurs emeği geçen herkese teşekkürler